Ölümünün 20. yılında yeni bir Cemil Meriç portresi
Cemil Meriç 13 Haziran 1987′de vefat ettiğinde, ardında kayda değer miktarda okuyucu ve hayran kitlesi bıraktı; bu kitlenin içinde -Cemil Meriç’in tâbiriyle “sol intelijansiya”dan- pek az insan vardı; ona kısaca “sağcılar” diyebileceğimiz bir okuyucu kitlesi alâka göstermiş ve Cemil Meriç’in yazdıklarında kendi zihin dünyalarını genişleten ve daha önemlisi ibrâ eden bir anlam bulmuşlardı. Dücâne Cündioğlu, [...]
Ciddiye alınması gereken bir Cemil Meriç eleştirisi
Dücane Cündioğlu’nun, ‘Bir Mabed Bekçisi’ ve onun hemen akabinde yayınladığı ‘Bir Mabed İşçisi: Cemil Meriç’ adlı çalışmaları üzerinde durmalıyız; çünkü ‘fikir arkeolojisi’ denilebilecek bir türe giren bu tarz çalışmaların benzerine pek rastlamıyoruz; alıştığımız biçimiyle bir monografi sayılmaz, tam manasıyla biyografi de değil. Fikir arkeolojisi belki en doğru karşılık. Arkeolojik çalışmalar, daima bir ‘yeniden inşa’ maksadına [...]