Bir grup mağdure
Her şey, bir kütüphaneci okuyucunun hatırlatıcı notuyla başladı, diyordu ki, “hocam, bu hafta kütüphanelere tahsis edilmiş durumda; hatırlatırım…” Fikir güzeldi; “Kütüphanecilik haftası, yanık ciğer kokusu” başlıklı yazı böyle dünyaya geldi, fakat daha ilk kelimede baltayı taşa vurmaktan kurtulamadım. “Yahu bu haftanın tam ismi ne idi, yanlış yazarsam okuyucu takımı beni tefe koyup cümbüş eder” endişesiyle [...]
Güzin dayı!
“Ahmet ağabey, başınızı ağrıttım asıl soruya geliyorum. Biz hayata demir almaya başlayan delikanlılar olarak arkadaşlarla ‘geyik’ nev’inden konuşurken; evlilikle ilgili bir meselede takılıp kalıyoruz. Evleneceğimiz bayanın böyle kitaptır, ilimdir, irfandır vs.. meselelere ilgisi olmazsa; bir arkadaşımın tespitiyle şöyle oturup Birinci Dünya Harbi’nin sebeplerini karşılıklı konuşamazsak acaba o evlilik yürür mü? Yani biz ‘Hadi hanım seninle [...]