Kendimi takdir ediyorum: Aferin bana!

“Efsaneler zombi gibidir, kolay öldürülemezler” başlıklı yazı, iki farklı karakterde okuyucu tepkisine yol açtı: İlki, “Bu efsaneyi ben de duymuştum, demek doğru değilmiş; keşke gerçek olsaydı!” yolunda tesbitler; ikincisi ise, “Sen Mimar Sinan’a zombi dedin, hemen diz çök ve özür dile” şeklindeki saydırmalar. Hangisinden başlayalım; “Saydırma” neviinden başlayalım!


Şairâne bir hülyâ!

Bir okuyucum, “Şairâne bir tasavvur sizinkisi” demiş, “Toplu Konut İdaresi’nin ufkunu sorgularken hayallerle gerçekleri karıştırmış olmalısınız; o bahsettiğiniz çatısı kırmızı kiremitli bahçeli gecekondularla TOKİ evleri arasında bâriz bir konfor farkı vardır. ‘Şâkulî’ değil de evleri ‘Ufkî’ yapalım diyorsanız Türkiye’nin gerçeklerini görmek lazım. Para var mı hocam para?” Ardından dalgasını geçiyor, “Şairlik de böyle bir şey [...]


Bir grup mağdure

Her şey, bir kütüphaneci okuyucunun hatırlatıcı notuyla başladı, diyordu ki, “hocam, bu hafta kütüphanelere tahsis edilmiş durumda; hatırlatırım…” Fikir güzeldi; “Kütüphanecilik haftası, yanık ciğer kokusu” başlıklı yazı böyle dünyaya geldi, fakat daha ilk kelimede baltayı taşa vurmaktan kurtulamadım. “Yahu bu haftanın tam ismi ne idi, yanlış yazarsam okuyucu takımı beni tefe koyup cümbüş eder” endişesiyle [...]


Hayırlı iftarlar Ahmet Bey!

“Bizim Kürtler ne düşünüyor?” başlıklı yazı, okuyucular nezdinde âdeta “Bir dokun bin âh dinle bu kâse-i fağfurdan” tesiri uyandırdı. Bu sütunlar müsait olsaydı bana kadar ulaşan müspet-menfî her tepkiyi yayınlamak isterdim; çünkü bu e-mektupların derûnundan yükselen hakikat, sandığımdan daha yaygın olduğunu vehmettiğim hayli vahim bir müşterek psikolojidir. Tahmin edeceğiniz üzere gelen tepkilerin hemen tamamı, en [...]


“Yol arkadaslarima” arzuhalimdir

Iki ay gectikten sonra hala yazdigi mektuba cevap alamayan bir okuyucunun nasil kahirlandigini anlamaya calisiyorum; Hasan Sutay’in tabiriyle “Bab-i Telli”de yazar takiminin okur mektuplarina pek kulak asmamasi galiba bir meslek gelenegi haline gelmis; belki herkesin kendince makul sebepleri vardir; ama bence nezaket, cevap vermeyi gerektirir. Bugune kadar -belki de ara sira okur mektubuna muhatap olmanin [...]


“Okuyucu yazarin nesi olur?”

Isin tabiatina durust nazarla bakilirsa kabul etmek gerekir ki okuyucu, yazarin velinimetidir lakin esasinda ekmegini devletten yiyen biri sifatiyla yuzyuze veya mektup, telefon, faks gibi vasitalar araciligi ile munasebette bulundugum okuyuculari velinimet gibi gormedim; bu, belki de esasli bir algi kusurudur cunku yazmaktan murad okunmaktir ve bu sutunda yazilanlari her ne saik ile olsun okuyan [...]


Arama

Loading

Mobify empowers marketers and developers to create amazing mobile web experiences. Tap to learn more

Mobify