Üç mesele: Rumlar, Ermeniler ve Kürtler veya Osmanlı Devleti’nin hâlâ tamamlanmayan tasfiyesi
Vaktiyle Osmanlı tebâsı iken, şu veya bu sebepten ötürü “ayran içip ayrı düştüğümüz” unsurlarla hâlâ büyük problemler yaşıyor olmamız, altı önemle çizilecek bir zaafiyet unsurudur: Rumlar, Ermeniler ve Kürtlerden bahsediyorum! Rumlarla genç Türkiye Cumhuriyeti’nin arasını bozan mesele, Yunan işgalini ebedî zanneden yerli Rumlardan bir takımının, Yunan Ordusu ile fazlaca samimi bir işbirliğine girmesi olmuştu. İşgal [...]
Kerkük’ü gördüm
Bundan otuz-kırk sene önce Kerkük ismi, milliyetçi çevrelerde Turan ülküsünün ete-kemiğe büründüğü en yakın ve en uzak sembol isimlerinden biriydi. Yakındı çünkü Kerkük, harita üzerinde Urfa’ya, Gaziantep’e, Diyarbakır’a çok yakın görünüyordu; en azından Buhara’ya, Semerkand’a, Kırım’a göre daha yakın. Uzaktı çünkü o günlerin seyahat ve haberleşme imkânları içinde Kerkük herhangi bir TC vatandaşının pasaportunu cebine [...]
Türk
Bundan yıllarca önce, yaşadığım şehrin nüfus müdürlüğüne tanıdık biri tayin edilmişti. Ziyaretine gittiğimde müdürlüğün eski yazılı kütük defterlerinden bahis açılınca merak ettim; merkez mahalleler nüfusunun kaydedildiği ağır ve kalın ciltlerden birini getirtti, hemen merakla baba mahallemin bulunduğu sayfaları açtım, dedemi, dedemin babasını ve onun babasının babasını buldum, itina ile bir kâğıda kaydettim. Eve dönünce, o [...]
“Ne vuruyon hemşerim; milli servet!”
Adamın utandığı şeye bakın! Başbakan imam hatipliymiş de ondan utanıyormuş; utanmak dedim de aklıma geldi. Geçenlerde araştırmacının biri Türklerle Japonlar arasındaki yakınlıkları incelerken keşfetmiş: Japonlar da Türkler gibi utanabiliyorlarmış. Utanmak utanmamaktan iyidir ama sadece utanmak yetmez, bir de nelerin utanç konusu ittihaz edildiğini araştırmalıydı! Mesela Japonlar, bir arkadaşlarının, yakınlarının veya hiç tanımadıkları birinin, sırf herhangi [...]