Zaman Gazetesi

Yüksek sesli mırıldanmalar

Cumhurbaşkanlığı’nın DDK’ya hazırlattığı Hrant Dink raporu, cinayette “Kurumlar”ın ağır kusurlu olduklarını söylüyor. Kurumlardan neyin ve kimin kasdedildiği açıktır: Devlet! Yüksek seviyeli bir kamu görevlisinden öğle yemeği daveti alan bir işadamı, randevu saatine az kala bir şeyler atıştırdıktan sonra tam saatinde “Makam”da hazır bulunuyor ama “makam”ın umulmadık işleri çıkmıştır. Çaresiz bekleniyor, takriben iki saat sonra işadamı [...]


İşte o an!

Bir kısım basındaki editör arkadaşlarımız, “İşte o an!” başlığı atmayı çok seviyorlar; başlığın altında ise insanların hangi hissine hitap etmekte olduğunu bir türlü kestiremediğim “beslenme” fotoğrafları yer alıyor: Haysiyet düşkünü timsah, ceylanı arka bacağından dişlerinin arasına kıstırmış; hayvancağız çırpınıyor; belli ki az sonra çatır çutur yiyecek! Sinsi ve şerefsiz yılan bîhaber serçeye arkadan yaklaşmış usulca, [...]


Son ikaz: Yavuz küpe takmazdı arkadaşlar!

Ecdad boşuna, “Galat-ı meşhur, lugat-ı fasihten evlâdır” dememiş. Yavuz Sultan Selim’in küpeleri efsanesi, bugüne kadar defalarca, üstelik en ehil ağızlar tarafından yalanlanmasına rağmen geçenlerde yine gazetemizde Cennetmekân Selim Han ile ilgili haberde o meşhur küpeli illüstrasyona yer verilmişti. “Yavuz’un ‘Üzerime örtün’ dediği kaftan 4 yıldır depoda” başlıklı habere göre kabrin üstündeki kaftan 2008 yılında bakım [...]


Tek parti devrinde bu kriz çıkar mıydı?

Meseleye biraz yukarıdan bakalım; tek tek ağaç ayrıntıları küçümsemeden gözlerimizi kısarak ormanı görmeye ve mânâ vermeye çalışalım. Cumhuriyet’in ilk anayasası 1924′te yapıldı. 24 Anayasası, kâğıt üstünde vaadettiği “meclis hakimiyeti” prensibine sâdık kalmadı. 1924′ten 1945′e kadar siyasi kuvvet, Meclis tarafından değil, parti, daha doğrusu CHP’nin yöneticileri ve hükümetleri tarafından kullanıldı. Şâyân-ı hayrettir; bu dönemde herhangi bir [...]


O kafataslarının hatırlattığı

Diyarbakır’da Suriçi’ndeki tarihî İçkale’de yapılan kazılar esnasında tesadüfen bulunan 38 civarında kafatası, eğer sütun komşum Hüseyin Gülerce’nin işaret ettiği ihtimâl üzre Asurîlere ait değilse şu mânâya geldiğini ileri sürebiliriz; o çukurdaki kemikler, en azından bazı devlet uzuvlarının düşünme ve problem çözme alışkanlıklarından artakalan izlerdir. “Aa, devlet cinayet işler mi?” diye hayretlere düşen arkadaşlara sakin olmalarını [...]


Şu bizim komünistlere niçin acıdım?

1920 yılının güzünde Ankara’da Mustafa Kemal Paşa ve hükümetinin teşebbüsüyle Türkiye Komünist Fırkası kuruldu. Fırkanın idarecileri, komünistlikle alâkaları olmayan bazı tanınmış milletvekilleri, bürokratlar ve Milli Mücadele kumandanlarıydı. Resmi Türkiye Komünist Fırkası (TKF), ilk iş olarak, gizli-kapaklı kurulan TKP’nin ve o günlerde Çerkez Ethem’in inisiyatif kazanmaya başladığı Yeşil Ordu’nun siyasi etkisini kırmak üzere kurulmuştu. İnkılâp tarihi [...]


Bu senaryo Türk sinemasına armağanım olsun

Bizim “Âsi, şişman, mütayit ve Ermeni” Sevan Nişanyan’ın yaramazlıkları bitmiyor, bakınız yine neler yapmış? “Kim bu adam, nereden çıktı?” demeyeceksiniz herhalde; Nişanyan’ı tanımayan kaldı mı memlekette? Daha önce Selçuk ilçesinin Şirince köyünde eski köy evlerini aslına sâdık tarzda onararak ihyâ ettiği için resmî makamlar tarafından takdir edilmek yerine nasıl pişmân edildiğinden, daha doğrusu asla pişman [...]


Yorumlar Kapalı

Püfür püfür havalarda çatır çatır namazlar…

Yurtdışından bir okuyucum diyor ki: “Abi, neler oluyor? Ne olur bizi teskin edecek bir şey söyleyin. Başbakan bile ifadeye çağrılabilirmiş. Siz yılların görmüşüsünüz; bunun sonunu nasıl görüyorsunuz?” Bu suale şöyle dört başı bayındır bir cevap vermeden önce hükümetin devleti demokratikleştirme konusundaki isteksizliğini izah eden hayli eski ve mâlum o fıkraya yeniden gönderme yapmak durumundayım: Timsahlarla [...]


Gazi, tab’en demokrat mıydı?

“Dindar nesil” konusu hâlâ tartışılıyor; haftaya unutmuş oluruz. Eğer bilinçli bir gündem belirleme taktiği ise Başbakan’ın danışmanlarını kutlamak gerekir; iyi işti! Gençliğe Hitâbe meselesinin de sonlarına doğru geliyoruz. “Aslında kim yazdı?” tartışması uzun süre gündemde kalmaz. Netice itibariyle metni İsmet Paşa’nın yazma ihtimâli vâridse bile çok belirleyici ve mânidar değildir; böyle önem atfedilen konuşmaların daima [...]


Auster buraya; yumruk havaya!

Artık bu demden sonra hepimiz için yapılacak ilk iş, müşarünileyhin bir kitabını bulup okumaktır. Müşarünileyh dediğim Paul Auster. Bir kısım medyamızda sadece Auster olarak geçiyor, o kadar mâlum bir şahsiyet yani. Biz bir adamı sadece soyadıyla zikretmeye başlamışsak, âmiyâne tabirle o kişi “Aşığı gümüşletmiş” demektir ve netekim kitaplarının Türkiye’deki yayıncısı, üstâdın, “Orada gazetecileri cezaevine koyuyorlar; [...]


Arama

Loading

Mobify powers the best mobile e-commerce and mobile websites in the world. Tap to learn more

MOBIFY